Merhaba herkese. Uzun süredir okuyordum ama ilk defa konu açıyorum, biraz da içimi dökmek için diyeyim.
Bildiğiniz gibi 2023 sonu bilançolarında enflasyon düzeltmesi yaptık, 2024 boyunca da geçici vergi dönemlerinde uğraştık. Sonra ÜFE oranları biraz sakinleşince "artık şart oluşmaz herhalde" diye rahatlamıştık. Ama son aylarda büro içinde yine tartışmaya başladık, özellikle bazı müşteri firmaların bilançolarına bakınca. Benim asıl merak ettiğim şu: sizce 2026 için şartlar tekrar oluşur mu, yoksa bu iş bir süre daha rafta mı kalır?
Kafamı karıştıran birkaç somut şey var, onları paylaşayım.
Birincisi kümülatif oran meselesi. Kanun son üç hesap dönemi yüzde 100'ü ve içinde bulunulan dönem yüzde 10'u birlikte aşacak diyor. Tek başına baktığınızda "bu sene enflasyon düştü, şart yok" diyorsunuz ama üç yıllık kümülatife baktığınızda tablo bambaşka çıkabiliyor. Bizim ekipte bile bu iki bakış yüzünden anlaşmazlık oldu. Herkes farklı hesap yapıyor sanki.
İkincisi parasal olmayan kıyaslamalarda takıldığımız kalemler. Stoklar, maddi duran varlıklar, iştirakler, öz sermaye kalemleri... Bunları düzelteceğiz de, mesela yıl içinde alınıp satılan stoklarda ortalama yöntem mi, son giren yöntem mi kullanacağız kısmını geçen sefer çok kafa yormuştuk. Bir de amortismanlar. Düzeltilmiş değer üzerinden ayırınca müşteriye "neden gider bu kadar arttı" diye anlatmak ayrı bir dert oldu. Firmalar rakamı görünce vergi matrahı değişmese bile paniğe kapılıyor.
Üçüncüsü ve beni en çok yoran kısım geçici vergi dönemleri. Yıllık düzeltme bir şekilde oturuyor ama geçicide her dönem yeniden düzeltme yapıp bir önceki dönemle tutarlılığı sağlamak resmen ayrı bir mesai. Özellikle küçük işletmelerde yazılım tam oturmadığı için yarısını elle kontrol ediyorduk. Bu sene tekrar gelirse aynı yükü kaldırabilir miyiz emin değilim açıkçası.
Bir de şunu gözlemledim, belki siz de fark etmişsinizdir: müşteriler enflasyon düzeltmesini "vergi artışı" gibi algılıyor. Halbuki çoğu durumda amaç enflasyonun yarattığı fiktif kârı ayıklamak, yani aslında gerçek durumu göstermek. Ama bunu anlatmak bazen imkansız. Geçen sene bir müşterim "sen benim kârımı kağıt üzerinde şişirmişsin" diye neredeyse kavga çıkaracaktı, oysa tam tersini yapmaya çalışıyordum.
Benim şu an yaptığım şey, riskli gördüğüm müşterilerin verilerini şimdiden bir kenara ayırıp kümülatif oranı takip etmek. Yani şart oluşursa hazırlıksız yakalanmayalım diye. Ama bunun gereksiz erken bir telaş mı olduğunu da bilmiyorum. Belki de boşuna kendimi yoruyorum.
Sizden birkaç şey öğrenmek isterim:
- Büronuzda 2026 için şartların oluşacağına dair bir beklenti var mı, yoksa "bu iş şimdilik bitti" havasında mısınız?
- Geçici vergi dönemlerinde düzeltmeyi nasıl daha az yük olacak şekilde yönetiyorsunuz, kullandığınız pratik bir yöntem var mı?
- Müşteriye fiktif kâr / gerçek kâr farkını anlatırken işe yarayan bir yaklaşımınız oldu mu? Çünkü ben teknik anlatınca herkesin gözü kapanıyor.
Doğrusu bu konuda net bir kanaate varamadım, o yüzden buraya yazmak istedim. Belki sizin sahadaki gözlemleriniz benim eksik gördüğüm bir şeyi tamamlar.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?